Depo ve hidrofor farklı sorunları çözüyor
İkisi sık karıştırılıyor ama farklı görevleri var. Su deposu, şebekeden gelen suyu biriktiren bir hazne; şebeke suyu kesildiğinde ya da basıncı düştüğünde devreye giriyor ve evin ihtiyacını bir süre karşılıyor. Hidrofor ise depodaki ya da doğrudan şebekedeki suyu alıp, evin musluklarına yeterli basınçla ulaştıran pompa sistemi.
Sadece basınç düşükse ama su kesintisi yaşanmıyorsa çoğu zaman tek başına hidrofor yeterli oluyor. Su kesintisi de yaşanıyorsa, örneğin yazlık sitelerde sezon yoğunluğunda şebeke suyu düzensizleşiyorsa, depo olmadan hidrofor da işe yaramıyor; pompanın basacağı su bulunmuyor. Bu yüzden hangi sorunun yaşandığı, hangi sistemin kurulacağını belirliyor.
Kapasite hesabı nasıl yapılıyor
Depo ve hidrofor kapasitesi, hane sayısı, eşzamanlı kullanılan armatür sayısı ve binanın kat yüksekliğine göre belirleniyor.
Depo hacmi hesaplanırken günlük ortalama tüketim ve şebeke kesinti süresi dikkate alınıyor; yazlık sitelerde sezon yoğunluğu normal günlere göre kat kat arttığı için depo hacmi bu tepe talebe göre büyütülüyor. Küçük hesaplanan bir depo, sezonun en kalabalık günlerinde yetersiz kalıyor.
Hidrofor kapasitesi ise debi (dakikada basılan su miktarı) ve basınç ihtiyacına göre seçiliyor. Üst katlı binalarda ya da geniş bahçe sulama hattı olan villalarda debi ihtiyacı artıyor; küçük seçilen bir hidrofor, birden fazla musluk aynı anda açıldığında basıncı taşıyamıyor.
Kapasite hesabı yapılırken sadece o anki ihtiyaç değil, yakın gelecekteki olası artış da göz önünde bulunduruluyor. Örneğin bir villaya ileride bahçe sulama hattı ya da yüzme havuzu eklenecekse, bunu baştan hesaba katmak, birkaç yıl sonra sistemi tamamen yenilemek zorunda kalmaktan daha ekonomik oluyor. Bu değerlendirmeyi keşif sırasında müşteriyle birlikte konuşuyoruz.
Otomatik kontrol ve kuru çalışma koruması
Hidrofor sistemlerinin çoğu otomatik basınç şalteriyle çalışıyor: basınç belirlenen alt sınırın altına düştüğünde pompa kendiliğinden devreye giriyor, üst sınıra ulaştığında duruyor. Bu, hem enerji tasarrufu sağlıyor hem pompanın gereksiz yere sürekli çalışmasını önlüyor.
Kuru çalışma koruması ise depoda ya da şebekede su kalmadığında pompayı otomatik olarak durduran bir güvenlik önlemi. Bu koruma olmadan pompa susuz çalışmaya devam ederse motor kısa sürede aşırı ısınıp arızalanıyor. Kurulum sırasında bu korumanın çalışır durumda olduğunu ayrıca test ediyoruz; sonradan eklenmesi gereken bir parça değil, sistemin bir parçası olarak kuruluyor.
Deponun temizliği ve hijyeni
Su deposu, düzenli temizlenmediğinde tortu ve mikrobiyolojik kirlenme riski taşıyor. Özellikle uzun süre kapalı kalan depolar, yazlık sezonu öncesinde mutlaka kontrol edilmesi gereken bir nokta.
Temizlik sırasında depo boşaltılıyor, iç yüzeyde biriken tortu ve varsa yosunlaşma temizleniyor, kapak contası ve havalandırma filtresi kontrol ediliyor. Depo kapağının sızdırmaz kapanması, dışarıdan toz ve böcek girişini engellediği için hijyen açısından önemli.
- Depo yılda en az bir kez, tercihen sezon açılışından önce temizleniyor.
- Kapak ve havalandırma contaları yıprandıysa değişiyor.
- Depo içi metal aksamda paslanma varsa erken müdahale ediliyor, ilerlemesi beklenmiyor.
Yazlık sitelerde sezon yoğunluğu
Seferihisar, Urla ve Çeşme hattındaki yazlık sitelerde yaz aylarında nüfus birkaç kat artıyor ve şebeke aynı kapasiteyle bu talebi karşılamaya çalışıyor. Sonuç olarak özellikle öğle ve akşam saatlerinde basınç belirgin şekilde düşüyor.
Bu tip yerleşimlerde depo ve hidrofor kapasitesi, sıradan bir müstakil eve göre daha yüksek hesaplanıyor; çünkü tepe talep normal günün çok üzerinde oluyor. Sezon başlamadan önce sistemin bakımdan geçirilmesi, yaz boyunca kesintisiz kullanmayı sağlıyor. Sezon açılış ve kapanış kontrolünü sıhhi tesisat sayfasında da ele aldık.
Üst katlarda basınç sorunu
Çok katlı binalarda şebeke basıncı üst katlara çıktıkça zayıflıyor; bu, borunun arızası değil yükseklik farkının doğal sonucu. Alt katlarda basınç normalken üst katlarda düşük kalıyorsa sorun genelde buradan kaynaklanıyor.
Bu durumda hidrofor, sadece binanın geneline değil, özellikle üst katlara yetecek basıncı sağlayacak şekilde boyutlandırılıyor. Bina geneli için ortak bir hidrofor kurulabileceği gibi, sorun sadece belirli dairelerdeyse daire bazlı takviye pompa da bir seçenek oluyor. Hangisinin uygun olduğu binanın kolon yapısına göre keşifte belirleniyor; kolon hattı ve daire girişi vana düzenini sıhhi tesisat sayfasında anlattık.
Gürültü ve titreşim önlemi
Hidrofor pompaları çalışırken bir miktar ses ve titreşim üretiyor; bu, yanlış yerleştirildiğinde ya da doğru izole edilmediğinde eve ya da komşu daireye rahatsız edici şekilde iletilebiliyor.
Titreşimi azaltmak için pompa, zemine doğrudan değil esnek bir taban üzerine oturtuluyor. Boru bağlantılarında esnek rakor kullanılması, titreşimin boru hattı üzerinden yayılmasını engelliyor. Pompa odası ya da dolabı varsa, havalandırma kesilmeden ek ses yalıtımı uygulanabiliyor. Apartmanlarda pompa yeri seçilirken hangi dairelerin altında ya da yanında kalacağı da göz önünde bulunduruluyor.
Sık karşılaşılan üç hata
Devraldığımız hidrofor ve depo sistemlerinde tekrar tekrar aynı üç hatayı görüyoruz.
Birincisi, kapasiteyi mevcut ihtiyaca göre değil geçmiş bir tahmine göre seçmek. Zamanla hane sayısı ya da yazlık sitede daire sayısı arttığında, eski hesapla kurulan sistem yetersiz kalıyor ve gün içinde tekrar tekrar basınç düşüyor.
İkincisi, kuru çalışma korumasını devre dışı bırakmak ya da hiç kurmamak. Bu, kısa vadede fark edilmiyor ama depo boşaldığında pompayı sessizce yoruyor ve motor beklenenden çok daha erken arızalanıyor.
Üçüncüsü, deponun temizliğini sezonlar arasında hiç yapmamak. Uzun süre temizlenmeyen depoda biriken tortu hem su kalitesini düşürüyor hem pompanın emiş hattını zamanla tıkayabiliyor.
Mevcut sistemin arıza belirtileri
Kurulu bir hidrofor ya da depo sisteminde bazı belirtiler, kapasite ya da parça sorununa işaret ediyor:
- Pompa sık sık devreye giriyor ama basınç kısa sürede yeniden düşüyor; bu genelde basınç şalteri ya da tank ayarında bir sorunu gösteriyor.
- Pompadan anormal ses, önceden olmayan bir titreşim geliyor; bu, rulman yorulması ya da hava yapmış hat belirtisi olabiliyor.
- Depo su seviyesi beklenenden hızlı düşüyor; bu, depoda ya da bağlı hatta bir sızıntı olduğunu gösterebiliyor.
- Musluk açıldığında basınç önce yüksek gelip sonra hızla düşüyor; bu, hidroforun debisinin ihtiyacı karşılayamadığının işareti.
Bu belirtilerden biri görüldüğünde sistemi büyütmeden önce önce mevcut ekipmanın arızalı olup olmadığını kontrol ediyoruz; bazı durumlarda sorun kapasiteden değil, tek bir parçadan kaynaklanıyor.
Bölgede nasıl çalışıyoruz
Seferihisar, Urla, Menderes, Güzelbahçe, Çeşme ve Selçuk’ta öncelikli çıkış yapabiliyoruz. Narlıdere, Balçova, Gaziemir, Torbalı, Karaburun ve Kuşadası’nda randevu ile geliyoruz. Sığacık, Ürkmez, Doğanbey, Gümüldür, Özdere ve Alaçatı gibi yazlık yoğun mahallelerde depo ve hidrofor bakımlarını sezon açılışından önceki döneme planlıyoruz; böylece sistem, yoğunluk başlamadan test edilmiş oluyor. Urla’da ve Çeşme’de özellikle site yönetimleriyle bu takvimi önceden konuşuyoruz.
Keşifte neye bakıyoruz
Hidrofor ya da depo ihtiyacı için önce mevcut şebeke basıncının gün içindeki değişimi, bina kat sayısı, eşzamanlı kullanım yoğunluğu ve varsa mevcut sistemin durumu kontrol ediliyor. Yazlık sitelerde sezon tepe talebi ayrıca hesaba katılıyor.
Bunların sonunda kapasite hesabı ve sistem seçimi netleşiyor; teklif malzeme ve işçilik ayrı kalemler halinde yazılıyor, kurulum sonrası bakım sıklığı da teklifte belirtiliyor. Basınç düşüklüğü ya da su kesintisi sorunu yaşıyorsanız durumu anlatın, depo mu hidrofor mu yoksa ikisi birlikte mi gerektiğini birlikte değerlendirelim. Teklif formunu doldurabilir ya da iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.